Küçük, büyük Tekne Kayıtsız 3; Nasıl Oluştu?

Kayıtsız III  inşaa edildikten sonra,büyük bir denizci kesiminin beğenisini kazandı ve ilgisini çekti.. Dunya çevresinde durduğum 400 e yakın demir yerinde veya limanlarda ona  karşı gösterilen ilgi ve beğeni üzerimde çocuksu bir gurur duygusunun oluşmasına neden oldu. Şüphesiz ,Kayıtsız a gösterilen ilginin bir nedenide ,doğal malzemeler kullanarak el emeği ile üretilmesiydi. Bu, onu seri imalat teknelerden ayıran en temel görsel nitelikti… Kayıtsız’ın bu özelliği, denizle veya denizcilikle uzaktan yakından alakası olmayanlar tarafından bile kolaylıkla farkedilebiliyordu… Kayıtsız’ın yanına gelip onu dikkatlice inceleyen tecrübeli denizcilerin minik bir açık deniz teknesi olarak Kayıtsızı inceleyip değerlendirmesi daha kapsamlıydı… Kayıtsız III ün tasarımı ve inşaatından sonra Amerika da ilgi çekti.. Ve büyük boyları tasarlanmaya ve inşaa edilmeye başlandı… Kayıtsız III’ün bir dizayn konsepti olarak,beynimde şekillenmesi 1990 lı yılların başına dayanır.. Yuzyıllardır Ingiltere nin Guneybatı ve Batı kıyılarında sert hava koşullarında çalışan bazı iş ve balıkçı teknelerinin hikayeleri bir çok denizciyi etkilemiştir..Bunlardan en önemlileri daha doğrusu en çok bilinenleri Brixham Trawler,Falmouth Pilot Cutter ve Bristol Channel Pilot Cutter dır…Bu tekneler bir çok 20 yüzyıl dizaynerlerine ilham kaynağı olmuş,bir miktar form değişikliğine uğrayarak ,ağırlıkları göreceli olarak azaltılarak açık deniz yelkenlisi olarak yeniden tasarlanmışlardır… İngilterenin Güneybatısında bulunan Bristol körfezi 19. yüzyıl sonlarında kare yelkenli ticaret gemilerinin temel boşaltma limanıydı. Bristol kanalı güçlü fırtınaları,10 metreye yakın gelgit genliği ,oluşturduğu şiddetli akıntıları,sığ deniz tabanı, tehlikeli kum bankları ile belki de dunyanın en tehlikeli seyir bölgelerinden biriydi.Özellikle kış fırtınalarınında birer su duvarını andıran ,boyları 12 metreye ulaşan dalgalar arasında ticaret gemilerine yol gösteren randa cutter armalı kılavuz tekneleri“Bristol Channel Pilot Cutter” olarak biliniyordu. Son derece denizci “Bristol Channel Pilot Cutter” kılavuz tekneleri camadana vurulmuş randa ana yelkenleri ördek gibi saatlerce hove to pozisyonunda rahatlıkla durabilme özelliğine sahipti. Endüstrileşmenin gelişimi ile 20.yüzyılda Bristol Channel Cutter lar yerlerini motorlu teknelere bırakmaya başlamıştır. Kaptan Joshua Slochum un Spray teknesi ile tamamladığı Dünya turu ve ardından yazdığı kitap bir çok Avrupalı ve Amerikalı denizciyi etkilemiş, okyanuslara açılan maceraperestlerin sayısının artmasına ön ayak olmuştur. Bu nedenle açıkdeniz yatçılığın başlangıcıda gelişimide 20. yuzyıl olarak gösterilir. 20. yüzyıl boyunca yatçılığa artan ilgi yat tasarımınında gelişimine yol açmıştır. 1970 li yıllara kadar yat tasarımında önemli gelişmeler olmuş, uzun omurgalı ve şampanya kadehi forma sahip geleneksel çizgiler yerlerini daha kısa salmalı ve göreceli olarak düz karinalı formlara bırakmıştır… Denizci arkaşlarına karşılıksız yardımlarıyla tanınan Kanadalı mütevazi dizayner Lyle Hess ticari yaklaşımlardan çok inandığı ve arzuladığı çalışmaların yapan bir dizaynerdi.. Tasarladığı teknelerde temel öncelik,denizcilik faktörüydü….1970-80 yılları standartlarına göre bile ağır ve ıslak alanı büyük tekneler tasarlamasına ragmen tekneleri uyumlu su hatları ve düzgün batokları sayesinde kolayca gövde hızına ulaşabiliyordu… Lyle Hess 1970 yılında güvenli okyanus seyirleri için 8.5 metre boyunda Cutter armalı basit ,son derece denizci ve hemen hemen her deniz koşulunda rahat hızlanabilen bir tekne yaratmıştı…Bristol körfezindeki kılavuz teknelerinden ilham aldığı için bu tekneye kısaca “Bristol Channel Cutter” ismini verdi.. Bristol Channel Cutter bir çok amatör tarafından klasik ahşap yöntemiyle inşaa edildi..70-80 yılları standartlarına göre ağır ve büyük ıslak alanı olan bir dizayn olmasına rağmen hem hafif hemde sert havalarda kolayca ulaştığı gövde hızıyla denizcilerin hatta modern dizaynerlerin bile beğenisini kazandı..Kıçta bir platform ve başta uzunca bir civadra ile yelken alanı yukarıya dogru değil öne ve arkaya doğru cömertçe yayılmıştı..Direk önünde bulunan 2 parça yelken farklı havalarda farklı yelken kombinasyonlarının uygulanmasına olanak tanıyor,dümen dengesinin sağlanmasını kolaylaştırıyor, çift ön yelkenin yaratttığı çift emiş etkisiyle özellikle orsa seyirlerinde dalgaları kolayca aşabilmeyi sağlıyordu… Yaklaşık 8 metre su hattına sahip olan Lyle Hess tasarımı BCC hantal görüntüsüne ragmen ticaret rüzgarları bölgesinde günde ortalama 175 mil katebiliyordu..Uzun omurganın yarattığı güçlü boyuna denge, tatmin edici hız, rahat salınım, baş vurmadan seyir yababilme gibi diğer denizcilik faktörleri ile birleşince ortaya bir çok gezgin tarafından talep edilecek bir tekne çıktı…Bu talebi değerlendiren bazı girişimciler BCC yi seri imalat olarak fiberglastan imal etmeye başladılar. Çoçukluk yıllarımda BCC yi eski Amerikan yat dergilerinden biliyordum…Onunla ilk seyir tecrübem 1990 yılında Ingilteredeki ögrenciliğim sırasında ıngiliz kanalında olmuştu..Küçücük teknenin düzgün batokları sayesinde direnç oluşturmadan,aldığı atalet ile minik bir buldozer gibi dalgaları aşması beni çok etkilemişti.Uzerinden zaman geçtikçe benzer sonuçalar verecek bir tekneyi daha modern su altı formu ile tasarlayıp tasarlayamayacağımı düşünmeye başladım..Lyle Hess in eserine büyük saygı duymakla beraber teknenin altında şampanya kadehi formu ile bütünleşmiş uzun omurga manevraları zorlaştıran devasa bir kütle olduğunu hissediyordum.  V biçimli posta formu ile üretimiş bir karina formu modern anlamda denizci bir gövdenin ortaya çıkmasına olanak tanıyordu..Boyle bir karina formu teknenin şampanya kadehi formundaki bir tekne gibi dövünmeden ilerleyebilmesini saglayabildiği gibi aynı zamanda su altında, deplasmanın daha  eşit  dağıtılmasınada olanak veriyordu. Deplasmanı mümkün olduğunca eşit dağıtılmış tekneler az direnç yaratarak gövde hızlarına daha kolay ulaşabiliyorlardı..Aynı zamanda derin kesitleri olan V biçimli posta formu uzun omurga eklenmeden bile doğal olarak güçlü bir boyuna dengeyi ortaya çıkartıyordu..Özetle V biçimli posta formundan türetililmiş yeni bir BCC yaratmak mantıklı gibi görünmeye başlamıştı..   VE KAYITSIZ II DOĞUYOR Bu nedenle 1994 yılında kendi kendime bu konseple bir tekne tasarladım.1994 yılında Teknenin büyük bir bölümünü tek başıma çalışarak 10 ayda tamamladım..Kısıtlı maddi imkanlardan dolayı arzuladığım malzemeyi kullanamadım. Kayıtsız II modern bir salma dan dan yoksundu..Omurgasında 600 kg’lık basit bir demir kütle baglıydı.Ama o an için asıl önemli olan böyle bir tekneyi yüzdürmek ve denizcilik yeteneklerini gözlemlemekti.. 1994 yazında Kayıtsız II ismini verdiğim teknemle Ege de yaptığım seyirlerde, teknenin sudaki davranışları beni çok etkilemişti. Ege’nin dik sık aralıklı denizlerinde dövünmeden ilerliyordu..Salınımları hiç bir zaman sert olmadı..Pupa seyrinde bile dümeni bıraktığım zamanlar kendi kendine gezinmeden ilerleyebiliyordu.. Üstelik hem sert hemde hafif havalarda çok tatmin edici bir orsa performansına sahipti. Kayıtsız II beni denizlerde taşıma işlevi dışında beynimde şekillenen kendi ihtiyaçlarıma en uygun olan dizayn konseptinin oluşumunuda ön ayak olmuştu. Artık ne istedimden kesinlikle emindim..Böyle bir konsepti profosyonel ve yeniliğe açık bir dizaynerdan yardım alarak, modern bir salma ile yeniden oluşturmanın benzersiz bir açıkdeniz teknesini ortaya çıkartacağına inanmaya başlamıştım.. Kayıtsız II nin inşaatı süreci parasızlıktan tam bir sefillik ve maceradır…Tekne inşaatını üstü açık bir arsada tamamlamıştım…Çalışmak için tekneye gittiğimde omurganın üzerinde insanların dışkılarını buluyor,iğrenerek temizliyordum…Ahşap tekne imali sanatsal bir faaliyet ama kapalı güvenli bir mekandan yoksun tekne yapmak aslında olacak şey değil…Bu nedenle imkanlarımı düzeltene kadar tekne inşaa etmemeye karar verdim..Zaten bir nakliye şirketinde çalışmaya başlamıstım. Kendimi işime vermem gerekiyordu. Bu nedenle 2.el  9.5 metrelik bir tekne alıp 3 yıl boyunca onunla oyalandım…

SONUNDA KÜÇÜK- BUYÜK TEKNE KAYITSIZ III DOĞUYOR

1998 yılında Fransız kökenli Amerikalı dizayner Y Marie Tanton la yazışmaya başladım..Y Marie yeniliklere açık yaratıcı bir dizaynerdi..Kendisine oluşturmak istediğim konsepti açtım..Fikrime ilgi gösterdi ve karşılıklı konuşarak,tartışarak Kayıtsız III un dizaynını ortaya çıkardık… Tekne V posta formu türevlerinden oluşturuldu. Balta baş bodoslama hem su hattını uzatıyor hemde V posta formu ile bütünleşiyordu. Orta uzunlukta , modern kanatlı bir kurşun salma denge merkezini aşağı çekiyor,teknenin hareketlerini yavaşlatıyor hemde 15 derecelik bayılmadan sonra yana kaymayı yani düşmeyi engelliyordu…Kıçtaki skeg dümeni geriye taşıyıp daha az alanla tekneyi döndürmeyi sağlamak dısında dümeni destekleyecek, bununla birlikte boyuna dengeyi arttırarak pupa seyirlerinde gezinmeyi azaltacaktı..Göreceli olarak geniş tasarlanmış tekne aynası, kıç tarafta büyük bir taşıma kapasitesi yaratacak ve tekneye güçlü bir başlangıç dengesi verecekti. 5.5 ton civarında hesaplanan deplasman teknenin iri denizlerle savrulmadan seyir yapmasına yardımcı olacaktı…Bununla birlikte çok katlı ahşap laminasyon yöntemi agırlığına göre son derece sağlam bir gövdenin ortaya çıkmasını sağlayacaktı…. Lyle Hess in kıçta bir bumkim basta ise uzun bir baston ile öne ve arkaya doğru dağıtılmış Cutter yelken planına söylenebilecek hiç bir şey yoktu. Bu armaya hayrandım.Sadece pupa seyirlerinde,trinket yelkene bir kaç metre kare alan kazandırmak için 2. istralyayı(babystay)direk tepesine tespit etmeye karar verdik.. Yani flok yelkeninide, trinket yelkenide direk tepesine kadar yükselecekti. Bastonun ucundan basılan flok yelken, yelken alanını teknenin mümkün olduğunca önünde taşıdığından özellikle sert pupa seyirlerinde dümen kontrolunu dahada kolaylaştıracaktı… Tekne enini (2.9 metre), tekne boyuna göre biraz geniş tasarladık…Geniş teknelerin sert denizlerde sert salınımlar ürettiği doğrudur..Ama bu bu kadar küçük teknede salınım konforunu arttırmak için, iç yerleşim konforundan taviz vermek istemedim..Hiç olmazsa geniş en, güçlü bir başlangıç dengesinin oluşmasını sağladı.Buna rağmen Kayıtsız III sert denizlerde bile bir çok tekneye göre çok daha rahat salınım konforuna sahip…   Bu düşüncelerle tasarlayıp inşaa ettiğimiz Kayıtsız III tam anlamıyla beklediğimiz olumlu sonuçları verdi…

Kayıtsız III Yelken Planı

                                                                                         Kayıtsız III kanatlı salması

Tekne 10 mil esen havada (yüklu değil iken) neredeyse 6 mil hıza ulaşıyordu..Tekne orsa seyrinde çok daha başarılıydı..Bununla birlikte pupa seyri yaptığım Atlantik Okyanusunu 23.5 gün.3000 millik pasifik okyanusunu 2 tur camadanlı ana yelken ve flok ile 24 günde geçti…Sadece 7 kusur metre su hattı boyunda bir deplasman teknesi için bunlar oldukça iyi sonuçlar.Kayıtsız aynı zamanda yola çıktığımız bazı 10 metrelik teknelerden bile bu geçişleri daha önce tamamladı…Kayıtsız V biçimli posta formu ,agır deplasmanı,orta uzunluktaki salması ve kıçtaki skeg sayesinde uzun omurgalı teknelere yakın tatmin edici bir boyuna dengeye sahip olmuştu..Bununla birlikte liman içlerinde özellikle motorla manevra yaparken tornistanda yeterli manevra yeteneğine sahipti…Tek şikayet ettiğim unsur teknenin biraz ağır inşaa edilmesi olmuştu..Tekne yaşam teknesi olunca ağırlık dahada artmıştı…Türkiyeye döndüğümde teknenin tanklar dolu olarak ağırlığı neredeyse 7 tona yaklaşıyordu…Buda aynanın bir miktar suya gömülerek turbulans yaratmasına dolayısıyla hız kesmesine neden oluyordu… Teknenin kıç istralyasını tespit ettiğimiz Bumkin denilen platform..Lyle Hess ve diğer geleneksel dizaynerlerin çizimlerinde ortası boş bir yapıydı…Bu gözüme hep atıl bir alan olarak görünüyordu, bu nedenle Kayıtsız’ın kıç platformunu kafes şeklinde ahşaptan işleyerek tasarladık ve inşaa ettik…Burası tekne kullanım alanını önemli miktarda attırdı…Denizden çıkmak duş almak için çok kullanışlı bir platform meydana getirdi…Karaya çıkmak için bir nevi sabit paserella işlevi gördü… Kayıtsız’ın kamara formu dış bükeydir. Bu form göze hiç çirkin görünmeyen uyumlu bir yukselti oluşturtarak kabin içinde bana yeterli yüksekliği oluşturdu..   Aynı zamanda tekne seyir halinde bayılırken kamaranın rüzgar üstü tarafı düzeldiği için kamara üzerinde yürümek ve çalışmak çok daha kolay oldu… Pocket Cruiser olarak adlandırılan bu kadar kuçük teknelerde yaşam konforunu arttırmak pek mümkün olmuyor..Ancak Kayıtsız’ın yüksek yük taşıma kapasitesine sahip olan geniş aynası rahatlıkla 12 kişiyi havuzluğunda agırlayabiliyor… Kamara içinde kemereler arası boşlukları kullanmak,açılır kapanır masa ve tezgahlarla donatmak,kullandığım malzemeleri mümkün olduğunca sade ve birden fazla işlev sağlayacak şekilde tasarlamak Kayıtsız’ı ebatlarına göre çok rahat yaşam alanı sağlayan konforlu, ferah ve rahat hareket edilebilen bir tekne yaptı …Hem hız hem denizcilik hemde kullanım alanı olarak Kayıtsız III kendi boyundaki teknelerden çok ama çok daha kullanışlıydı buda ona bir denizci gözüyle bakan insanların hayranlığını kazandıracak en önemli ayrıcalıktı… Kayıtsız III kuçük ama işlevi büyük bir teknedir….Bu nedenle ona küçük-büyük tekne diyorum… Eger bugün aynı boyutlarda bir tekne ile okyanuslara açılmak durumunda olsaydım,gene Kayıtsızı tercih ederdim.Aramda duygusal bir bağ olmasa da onu tercih ederdim.. Ancak 12 metre boylarında yeni bir tekne dizayn ve inşaa etme imkanına sahip olsaydım, Kayıtsız’ın dizayn konseptinden taviz vermezden onun, en-boy oranını biraz daha düşük tutar, mesela 12 metreye boya en fazla 3.7 metre en düşünürdüm..Tekne deplasmanının ise 10.5 tonun (yuklü değil iken) üzerine çıkmasına izin vermezdim…